Türkiye’deki hukuk sistemi, kiracıların korunmasını öncelikli olarak ele almış ve buna uygun düzenlemeler yapmıştır. Bu durum, bazı durumlarda ev sahiplerinin haklarını sınırlandırsa da, kiracıların da bir dizi yükümülülüğü bulunmaktadır. Kiracının temel sorumluluklarından biri, kiralanan evi özenle ve iyi niyet kurallarına uygun olarak kullanmaktır. Eve zarar veren bir kiracıyla karşılaşıldığında, ev sahiplerinin kullanabileceği çeşitli hukuki yollar mevcuttur.
Kiracının Eve Verdiği Zararlar Karşısında Yapılacaklar
Kiracının eve verdiği zararları telafi etmekle yükümlü olduğu hukuken yapılan düzenlemelerin incelenmesi ile açıkça görülecektir. Kiracı eve zarar verdiğinde ilk akla gelen, zarar tespitinin yapılması ve bu tespit sonucunda tazminat talebinde bulunulmasıdır. Ancak bu tazminat talebi, doğrudan bir dava ile değil, öncelikle zarar tespitine yönelik bir değişik iş tespit dosyası ile başlatılmalıdır.
Eğer kiracı hala evi kullanıyorsa, zararların giderilmesi talebiyle kiracıya yazılı bir ihtarname gönderilmelidir. Bu ihtarda, zararlı durumu düzeltmesi için en az 30 günlük bir süre verilmelidir. Süre dolduğunda kiracı zararı gidermediyse, tahliye davası açma hakkı doğar.
Kiracının tahliyesinin ardından eve verilen zararın ortaya çıkması halinde ise, ev sahibinin taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinde zarar tespiti davası açması gerekir. Bu dava, kiracıya karşı tazminat talebinde bulunabilmek için bir önkoşul niteliğindedir.
Zarar Tespit Davası Nasıl Yapılır?
Zarar tespit davası, evdeki zararlı durumun belgeye dökülmesi ve tazminat talebine hukuki bir temel oluşturulması için yapılır. Bu davayı açmadan önce, ev sahibinin şu adımları takip etmesi önerilir:
- Delil Toplama: Kiracının bıraktığı zararı belgelemek için fotoğraf, video kayıtları alınması.
- Demirbaş Listesi: Evi kiraya verirken oluşturulmuş bir demirbaş listesinin mevcut olması, zararın tespitini kolaylaştırır.
- Zarar Tespit Davası Açma: Sulh hukuk mahkemesine zarar tespitine yönelik dava dilekçesi sunulması.
Mahkeme, bilirkişi atayarak zararlının kapsamı ve maliyetini belirler. Bu tespit, tazminat davası için güçlü bir dayanak oluşturur.
Tazminat Davası Nasıl Açılır?
Zarar tespit davasının tamamlanmasının ardından, ev sahibi asliye hukuk mahkemesinde tazminat davası açabilir. Tazminat talebinde bulunmadan önce şu hususlara dikkat edilmelidir:
- Dilekçe Hazırlığı: Dilekçede zararın boyutunu, tespit raporunu ve zararlının kiracıdan kaynaklandığını detaylı bir şekilde belirtmek gerekir.
- Hak Düşürücü Süre: Zarar tespitinin yapılmasından itibaren 10 yıl içinde tazminat talebinde bulunulabilir.
Bu dava, yerel mahkemenin yoğunluğuna bağlı olarak 4 ila 12 ay arasında sonuçlanabilir.
Kiracıya Çekilecek İhtarnamenin Önemi
Eğer kiracı evi kullanmaya devam ediyorsa, zararı gidermesi için yazılı bir ihtarname çekmek şarttır. Bu ihtarnamede, zararlı durumun detayları ve giderilmezse tahliye talebinde bulunulacağı belirtilmelidir. Kiracı, verilen sürede zararlı durumu düzeltmezse, tahliye ve tazminat davaları ardışık olarak açılabilir. “Denizli Avukat” desteğiyle ihtarname ve dava dilekçelerinin hazırlanması, sürecin hatasız yürütülmesine yardımcı olur.
Zarar Tespit Davası Masrafları
Zarar tespit davası, genellikle kısa sürede ve düşük maliyetle sonuçlanır. Ancak bu davanın yargılama masrafları ilk etapta ev sahibi tarafından karşılanır. Mahkeme karşı tarafı haksız bulursa, bu masraflar kiracıdan tahsil edilir.
Hukuki Destek ve Danışmanlık
Eve zarar veren kiracılar konusunda hukuki destek almak, hem zararın tespiti hem de tahsilat süreci açısından kritik bir rol oynar. “Denizli Avukat” uzmanlığı, bu süreçte sizin haklarınızı korurken, davanın hızlı ve etkili bir şekilde yürütülmesine yardımcı olur. Kira hukuku alanında uzman Arpa Hukuk Bürosu‘ndan destek alarak, hak kaybı yaşama riskinizi minimize edebilirsiniz.
Bir şeyler yaz…

Yorum bırakın